Her gün aynı kişi olamıyorum.

"Benim o gece, ciğerim söküldü, ciğerim yandı ama tek kelime edemedim ve inanın bunun acısını size tarif bile edemem."
- (via fillervebulutlar)

(via sevimlipapyon)

yıllarca aradığını bulduğun anda yitirmenin acısından bahsetmek istiyorum. hani iskambil kağıtlarını dikkatlice üst üste dizersin, tam son iskambil kağıdını koyacakken bir şeyler olur ve hepsi yıkılır ya. öyle bir şey. hah tamam işte bu dersin ve hüsran. anlatmayı beceremiyorum. son zamanlarda hiçbir şeyi beceremiyorum ama en çok anlatmayı. beynimle kalbim arasındaki muharebede çıkan yangın malesef kelimelerime de sıçradı. içim yanıyor.

  • (Source: mumtehine, via ruhicanfeda)

  • Nasıl hayatın içinde olunur? Sokakları caddeleri arşınlamak bana göre değil, her gün başka cafede kahve içmek selfie çekilmek vesaire hiç değil. Hayatın içinde olmaktan kasıt, hayatı yaşarken ansızın durdurma tuşuna basıp sosyal medyada hayatımdan bir kesit paylaşmak mıdır? Neyime yetmiyor elimde bir kitapla sobanın yanındaki mindere kıvrılmak? Ya da neyime yetmiyor sakin bir günde sahilin birinde uzun uzadıya yürüyüş yapmak? Dinlemek denizi, seyretmek gökyüzünü ve tüm bunlar olurken bir an bile durdurma tuşuna basmamak? Hayat akarken güzel. Bırakalım aksın.

    mutluluğu gelincik çiçeğine benzetiyorum. topraktayken öylesine canlı ama koparılınca hemen küsüveriyor. bu sebepten narin, bu sebepten değerli.

    istekleri, beklentileri, hayalleri olan bir insanım. neysem oyum. kimsenin benden olmamı istediği kişi değilim. azıcık bile değilim. eğilip bükülmekten içim kurşun plakalar gibi paramparça oldu. kendim olmak için müsait bir anı bekleyemem. bir başkasına dönüşmek için çabalamaya vakit yok. tırnak değil bu, törpülemekle şekil almaz insan. hem neden hep törpülenmek istenen taraf ben oluyorum, neden kimse kendini törpülemeyi bir an olsun aklından geçirmiyor? ayna icat edileli kaç zaman oldu, bir defa olsun bakmayı denediniz mi? belki törpüye ihtiyacı olanın kim olduğunu anlarsınız.

    "Yalnız, hissediyorum ki artık bunun sonu yok. Saatlerce evde hiçbir şey yapmadan oturuyorum. Sonra tam çıkarken evde kalsaydım bir şeyler yapabilirdim gibi hissediyorum. Galiba hep acele ettim. Hep yapması gereken çok şey olduğunu hissedip, hiçbir şey yapmak istemeyen biriydim. İçimde adı boş ukdeler biriktirdim. Dolduracak birini bekledim, kendimden umudu kestikten sonra. Sonra beklemekten de vazgeçtim."
    - Oğuz Atay
    (via sokaktakiyazar)

    (via sokaktakiyazar)

  • sokaktakiyazar:
“Birden doğrulup çevreme baktığımda kimsenin yanımda olmadığını, bana eşlik eden tek şeyin zaman olduğunu görüyorum…
Nietzsche Ağladığında - Irvin Yalom
”

    sokaktakiyazar:

    Birden doğrulup çevreme baktığımda kimsenin yanımda olmadığını, bana eşlik eden tek şeyin zaman olduğunu görüyorum…

    Nietzsche Ağladığında - Irvin Yalom

    (via sokaktakiyazar)

  • "Ben ağlamam dedim kendime. Kurutamam gözyaşlarımı çünkü. Başlarsam duramam diye ağlamam. Bütün damarlarım, kemiklerim çıkar gözpınarlarımdan. Geriye bir tek derim kalır."
    - Hakan Günday (via sokaktakiyazar)

    (via sokaktakiyazar)

  • "Düşünsene Allah senin için bambaşka bir plan yaratmış. Ama hammışsın, pişmen gerekmiş, gönlünü ateşe yatırmış. Az kalmış, hepsi geçecekmiş."
    - (via sokaktakiyazar)

    (via gokyuzubenimgerisisenin)

  • peceliyobaz1:
“Evlilik de sabah namazına kalkmak gibi bir imtihan türüdür. Tatlısı acısıyla yıllar boyu sürecek bir imtihanı başarmaya hazır olmak, evlenmeye hazır olmaktır.
| Nureddin Yıldız
”

    peceliyobaz1:

    Evlilik de sabah namazına kalkmak gibi bir imtihan türüdür. Tatlısı acısıyla yıllar boyu sürecek bir imtihanı başarmaya hazır olmak, evlenmeye hazır olmaktır.

    | Nureddin Yıldız

  • yazarsair:

    Peçe kullanan kadınları kocaları bile tanıyamazmış dışarıda, tanımasın. Bedeninin her yerini her erkeğin tanımasından iyidir.

    (via yazarsair-deactivated20170128)